10 Eylül 2021 Cuma,

Dün gibi bugün de kayda değer bişeyler yok, ama bugün Naviga dergisinden Turgay bey ve Ayşegül hanım ile yaptığımız röportaj yayınlanmış, yazı çok samimi ve hiç abartısız, bir Naviga Eylül sayısı alarak okumanızı tavsiye ederim.

Bu göbek kayboldu artık…😜😜😜
Galiba eksik sayfalar var, Ayşegül den rica ettim, gelenleri de bunlarla değiştiririm.

8 Eylül 2021 Çarşamba

Sabah yine güneş yok ama cirruslar kaplamış gökyüzünü ve çok yükseklerdeler. Niye foto çekmedim ki… Bir dahakine inşallah. Dün akşamüstü o kadar yol yetmezmiş gibi biraz marinanın girişine ve giriş öncesine bakayım dedim… Bir de ne göreyim, ben diyeyim yirmi siz deyi otuz kadar ”hobby-cat” ve bunların kolay denize indirilip tekrar karaya alınacağı bir yamaç. Yani rampa ama kocaman ve hobby-cat’lere parking alanı. Biraz ilerisi ise Yacht Clubu…

Böyle bir rampa keşke bizde de olsa da botumuzu karaya römork üstünde çekebilsek atabilsek…
Bu akşam da hobby-cat’lerin fotoları çekeyim. Dünün yorgunluğu ve aşı biraz hırpaladı beni…

Önce yıkama…

Sonra da kurutma. 50 cent dört dakika ama yetmiyor. Bir dört dakika daha gerek. Yine de tam kurumuyor ancak taşıyacak hafifliğe ulaşabiliyor.

Dışarıya gidecek halim yok. Teknedekiler ve güzel bir salata. Hepsini yiyemedim bile… Ayşen’ciğimin ekmeğinin de sonu. Onu da bitiremedim. Belki bitirmek istemedim…

Aigues Mortes’e bisiklet ile giderkerken birkaç Flamingo gördüm, paylaşayım sizinle…

Yolun her iki tarafi da kanal…

Burada bunları ”Flaman Rouge” diye adlandırıyorlar.

Aigues Mortes’den güzel manzaralar da var… Umarım beğenirsiniz.

Port Camargue’den Aigues Mortes’e bisiklet yolum.
Meşhur kule
Meşhur kule başka bir köprü üstünden
Bu kanal denize ve Le Grau du Roi’ya kadar
Size zeytin fotosu sözü vermiştim,
Fiyatlara bakın, 100gr. 2.90 euro… yani kilosu 300 TL.
Zeytin mi satsak Fransa’ya acaba?

7 Eylül 2021 Salı

Biraz önce bugüne ait bir çok şey yazdım ama post etmeden bir telefon geldi ve hepsi silinmiş… Vah benim emeklerime, neyse yeniden yazarım, vakit çok…

Önemli bir işi hallettim. Aşı oldum. Fransa Aigues Mortes’ de, hem de oturma müsaadesi olmayan bir turist olarak…

Arkadaşım, meslektaşım Oğuz Sınırtaş bir çoğumuzun bildiği gibi Montpellier Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesinden mezun. Senelerce bu bölgede yaşamış ve çok güzel hala devam arkadaşlıklar edinmiş. Onlardan biri olan Christine’e yazmış; ”bir Türk arkadaşım var aşı olmak istiyor” diye. O da araştırmış ve tekne ile gelen ve teknede yaşayan birisi ise aşı olabilir sonucuna varmış. Bu bilgi bana gelince bu sabah doğrudan burada ”capitenerie” denilen marina ofiste soluğu aldım. Dua ediyorum ingilizce konuşan bir görevli ile karşılaşayım… Dualarım kabul oldu ve güzel ingilizce konuşan bir görevli buldum. ”Aşı olmak istiyorum. Öğrendim ki Port Camargue’de kalanlar aşı olabiliyormuş” dedim. Aşı merkezinin telefonu var benim için arayıp randevu alabilir misiniz diye sordum. Eksik olmasın hemen bir kağıt kalem uzatıp isim telefon ve e-mailini yazar mısın dedi ve hemen benim için telefona sarıldı. Karşıdaki sesi duyabiliyorum. Kıt fransızcam ile bugün saat iki müsait dediğini duydum. Aman tanrım hiç umut etmezken benim randevu gerçekleşiyor galiba… Resepsiyon memuresi de bana sordu, gidebilir misin saat 14:00 uygunmuş dedi, ben de hemen gidebilirim dedim ve randevu alındı. Anında cep telefonuma konfirmasyon e-maili geldi. Bisikletimi iyi ki Burak’ın zoru ile yanıma almışım… Atladım bizim emektara, ver elini Aigues Mortes… Aşı merkezinin adını yazdım Google Earth uygulamasına. Pedala kuvvet… Yollar zaten düz, kah durup telefona bakarak kah sürerek, bir yandan da saatiminden doğru yönde gittiğimi kontrol ederek aşı merkezine yaklaştım ama hava sıcak, terliyorum… Bir süpermarket gördüm ve 1 lt su alıp yarısını bitirdim. 1,5 km ötedeki aşı merkezine geldiğimde saat 12:30 gösteriyordu ve ilk sıra benimdi. 14:00 içeri girecek ve aşımı olacaktım. Saat henüz 13:30 iken güzel bir hanım kapıyı açarak beni eve arkamdakini içeri aldı. Bir form doldurduk ve hemen aşı odasındaki ingilizce konuşan hemşireye teslim oldum. Hoş beşten sonra nereden geldiğimi sorunca Türkiye’den geliyorum dedim ve hanım şaşırdı… Nereye gidiyorsun deyince ben de dünyayı dönmeye diye cevap verdim. O anda yere düşüyordu. =) Şaşkınlık geçtikten sonra çok güzel bir şekilde aşımı yaptı. Aşı olduğuma dair bir evrak istediğimi söyleyince de 10 dakika içerisinde evrak hazırlandı ve artık avrupada geçerli bir QR kod sahibi oldum.

4 Eylül 2021 Cumartesi

Bugün sabahtan beri güneşli, ama dünkü yağmurun serinliği devam ediyor, şöyle rahat koltuğumu çıkarıp bulunduğum pontonun geniş T platformunda bir Efes ile keyif yapayım dedim ama gerçekten üşüdüm ve içeri kaçtım, bu akşam kışlıklar dolabından battaniye çıkarmalıyım ya da elektrik sobasını devreye sokmalıyım…

Sabah saat 10:00 organizasyon sorumlusu Victor ile yarım saat telefonda konuştuk, sonra hafif bir kahvaltı, öğlen hava ısınınca duş ve Tanıl Tuncel abinin kitabını okumaca, 15:00 de bir saat uyku, sonra restaurantlarda geçmeyen QR code için uğraşmaca, olmayınca bisiklete atlayıp bütün marinayı turlamaya gayret.

45 dakika bisiklet sürdüm ama hala marinanın sonunu getiremedim, geri kalanını yarına bıraktım. Belki Le Grau du Roi ya giderim, 5-6 km. nasılsa, güneş de olacak diyor hava tahminciler.

Marinanın diğer ucuna yakın bir yerlerden
Bira ve bisikletim önümde, yemeğimi bekliyorum.
Camembert Röti

2 Eylül 2021 Perşembe

Bugün diğerlerinden farklı birgün, 68 yaşımı bitip 69 yaşına basacağım birgün, rahmetli anneciğim beni Bakırköy deki evimizde dünyaya getirirken acaba ne kadar ağrı ve eziyet çekti, rahmetler olsun ona. Ebeveynlerime teşekkür ve minnet borcum var, dünyaya getirdiler, sağlıkla büyüttüler, eğitim ve öğretimim için ellerinden geleni yaptılar, ben de aklım ermeye başladıktan sonra az uğraşmadım, topluma ve ülkeme faydalı insan olabilmek için, ne kadarını gerçekleştirebildim, sizlerin takdiri.

Ben ve annem
Öğlen olmadan capitenerie’den yani marina ofisten bir taxi çağıralım dedik, nihayet ingilizce konuşan bir bn memure bize taksinin eğer bizim için uygunsa yarım saat sonra burada olacağını söyledi, hayatımda ilk defa taxinin zamanından sonra gelebilmesi için pazarlık yaptığını gördüm. 12:10 da geleceğini söyleyen taxi 12:35 de geldi. Bugün tarihi şehir Aigues Mortes’i gezeceğiz.

7. ve 8. Haçlı seferleri bu kasabadan başlamış, kasabanın geliri tuz ve pirinç üretimi. Şimdilerde hediyelik olarak satılıyorlar. Çok hoş hediyelik eşya satan dükkanlar var, gırtlak işine gelince onlar birinci sırayı onlar alıyorlar, pastahaneler, sandviç yapıp satanlar, elbette her restaurantta midye ve patates kızartması servis edenler, sokaklardaki her masa doluydu hemen hemen, sokaklar masalarla, masalar ancak iki tabakla dolu idiler, alışmışlar küçük masada beslenmeye, ıngıl ıkış derdi büyüklerimiz. Hani bizim sehpa dediğimiz şey Fransa restorantlarında masa oluyor. Sabah güzel kahvaltı yaptık , acıkmayacağız diye hazırlıklıyız, ama gel görki şeytan dürttü bir şekerlemeciden cevizli bademli bir krokan-kozhelva alarak paylaştık, tabi kan şekeri tavan yaptı ve saat 14:30 da kaçınılmaz sona yenik düştük. Acıktık. Ama önce bütün sur içini yürüyerek tamamladık.

Aigues Mortes Kuşbakışı
Köy surları dışındaki kanal, ben köprü üzerindeyim. Port Camargue’ye dönmek için otobüs tavsiye ettiler, ama tam 3 saat sonra, tekrar taxi aramaya karar verdik, sabah bizi buraya getiren Lübnan’lıyı aradık yarım saat sonra birini gönderdi de teknemize dönebildik.
Surlar içinde olmayan Aigues Mortes evleri.

01.09.2021 Çarşamba

Bugün saat 14:30 a kadar alışılmış günlük programımızı uyguladık, duş ve tuvaletlere kadar hemen hemen git gel 2000 adım, sonra da çarşı kruvasan almak için, 4000 da orası, hadi gidelim artık Le Grau de Roi ya dedik, ama Outremer tersanesi refit müdürü Sylvain 14:30 da geleceğini yazmaz mı whatsapptan, yarı yoldan döndük, neyse pazarı varmış Camargue’nin, pazarı ve esnafı mukayese ederek dolaştık, çarşıda 100 gr. yeşil fesleğenli zeytin 2.9euro, ucuzmuş gibi geliyor değil mi, kilosu 300tl, var mı alan, yok herhalde, bunlar hani pazarda 11.90 euroya inmiş kilosu, yani 120 tl, yine de pek çok müşterisi yok…zeytincinin fotosunu yarın.

Pazardan bir foto, Camargue bölgesi Ispanya’ya yakın olduğundan Ispanyol’lardan çok etkilenmiş olmalı, hemen her yerde paella yapan birine rastlayabiliyorsunız ve de kilo ile satıyorlar.

Yemek paylaşmasını sevmediğimi yazmıştım ama bu fotoyu paylaşmadan edemeyeceğim, hemen her restaurantta Midye ve patates kızartması bulabiliyorsunuz, midyeler böyle büyük tencereler içinde değişik soslar ile servis ediliyor, benim yediğim safranlı midye. Moules et Frit.

Öğleden sonra Le Grau du Roi’ya yürüdük,

29.08.2021 Port Camargue

Biraz bu marinadan bahsedeyim size… Camargue bölgesi Fransa’nın Cote d’Azur sahillerinin batısındaki sulak ve çamurlu bölgenin adı. Müthiş bir Rhone deltası. Port Camargue’nin 4 km kadar batısında bulunan La Grande Motte Marinası ve arkasında yer alan piramidal apartmanları 1970 yıllarda yapıldıktan hemen sonra çok rağbet görür ve hemen satışları tamamlanır. Yaz kış yaşanabilen bu ılıman iklim denizciler tarafından da tercih edilir. Bunu gören bölge sahipleri de buraya yaşam alanları da içeren bir marina yapmaya karar verir ve daha modern yazlık apartmanlar yapılır. Apartmanlar arası toprak kazılır ve deniz suyunun apartmanlar arasına girmesi sağlanır. Bizdeki Alaçatı misali ama belki onun on misli büyüklüğünde… Bu marina, pilot kitapların yazdığı üzere 5100 irili ufaklı tekne ile dünyadaki en büyük marina imiş…

Port Camargue Marina
13 gün boyunca bize hizmet eden bayrağımız artık değiştirilmeli.
Bayrak eskimiş de olsa çöpe atılamaz, ay yıldız kesilerek çıkarılır artık bayrak bayrak olmaktan çıkar. Eski bir kumaş parçası dilediğiniz gibi çöpe atılabilir.

Kırmızı bez parçası artık çöpe atılabilir.